Site Rengi

DOLAR 5,7716
EURO 6,4587
ALTIN 272,1
BIST 110.115
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Aydın 20°C
Parçalı Bulutlu

Neden Böyle Oldu?

24.06.2019
267
A+
A-

Tüm Türkiye’nin hatta dünyanın nefesini tutarak beklediği İstanbul Büyükşehir Başkanlık Seçimleri sonuçlandı.

31 Mart akşamı önce 29 bin olan daha sonra AK partinin itirazları dolayısıyla 13700’lere kadar gerileyen ve bunun ardından YSK’ya yapılan itiraz sonucunda YSK’nında bazı usulsüzlükleri tespitiyle yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimini  İmamoğlu bu kez 777.581 oy farkı ile kazandı. 

ARA REKLAM ALANI

Yani sonuç AK parti açısından hezimet oldu. 

Peki ne olduda aradaki makas bu derece açıldı? 

Halk kime, neden kızdı? 

Bu konuda herkes bir şeyler söylüyor, herkesin kendisine göre haklı olduğu yanları var. 

17 yıldır iktidarda olan ve her seferinde halkın iradesiyle göreve gelmiş AK parti bu sefer nerede yanlış yaptı? 

Son yıllarda halkın partiye olan güveni biraz azalmış durumda çünkü değiştirilen seçim sistemleri göz önüne alındığında 2014 yılında Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Recep Tayyip Erdoğan ve AK parti artık ayrı ayrı oy pusulası olarak gelmekte halkın önüne. 

2014’ün ağustosunda Erdoğan’ı ilk turda Cumhurbaşkanı seçen halk, 2015’in 7 haziranında AK partiye Meclis çoğunluğunu vermeyerek tek başına iktidar şansı tanımamıştı, daha sonra ise koalisyon görüşmesinde AK partinin samimiyetini ortaya koyması, o zamanın MHP’si ve CHP’nin görüşmelere kapılarını kapatmasıyla yenilen 1 Kasım seçimlerinde seçmen AK partiyi tekrar tek başına iktidar yapmıştı.

Bundan tam 1 yıl sonra 15 Temmuz 2016 darbesini yaşayan halkımız, hain, terörist fetöcülerin askeri darbe kalkışmasına karşı Erdoğan’ın yanında sokağa çıkarak kurşunlara, tanklara ve savaş uçaklarına göğsünü siper etmişti. 

Yine bundan 1 yıl sonra başkanlık sistemi referandumunda az bir farklada olsa Erdoğan’ın istediği sistemi  “Evet”  oyu vererek getirmişti. 

24 Haziran 2018 Başkanlık seçimlerinde yine Erdoğan’a %52 oy vererek ilk turda Başkan yapan halk, aynı seçimde AK partiyi %42’de bırakmıştı. 

Bunun anlamı Recep Tayyip Erdoğan sen benim devlet liderimsin, sen farklısın, senin benim için yaptıklarını ben biliyorum bunları unutmam bunun karşılığında seni ilk turda yeniden Cumhurbaşkanı yaparak takdir ediyorum ancak partinde problem var, bu nedenle seni ayrı tutuyorum ama partideki problemide çöz demişti. 

Zaten Sayın Erdoğan’da yaptığı balkon konuşmasında milletimizin verdiği mesajı aldık diyerek herkesi rahatlatmıştı. 

2019 Mart ayında yapılan yerel seçimlerin sonuçlarına baktığımızda AK parti elindeki Büyükşehir Belediyelerinden bir çoğunu ve hatta en önemlilerinin hepsini kaybetti. Bunlardan bazıları; tartışmalı  bir biçimde İstanbul, Ankara ve Antalya gibi illerdi. 

Millet, il genel meclisi oylamasında  Cumhur ittifakına yine %52 oy verirken AK partiyi yine ayrı tutmuş %44 seviyesinde bırakmıştı. 

Aslında o akşamda milletin verdiği mesajın alındığı söylenmişti ama 23 Haziran akşamında bunun pekte öyle olmadığını görmüş olduk. 

Peki, AK partiye kalesi olan İstanbul’u asıl kaybettiren sebepler arasında neler olabilirdi, gelin bunları beraber sıralayalım.

1-)FETÖ borsası iddiası 

AK Parti Gaziantep eski milletvekili Gazeteci Şamil Tayyar bu iddiayı ilk dillendiren isimdi, kendisi bazı şehirlerde zengin iş adamı fetöcülerin milyon dolarlar seviyesinde rüşvetler vererek serbest kaldığını, buna son verilmesi gerektiğini belirtmişti. 

Bunun ardından gelen süreçte Şamil Tayyar bir daha milletvekili adayı gösterilmedi, iktidar bunun üzerine gitmedi, eski etkin bir gazeteci olan Şamil Bey televizyonlarda yorumcu olarak bile yer alamadı. Kendisine yer veren tek kanal Ankara BB eski başkanı Melih Gökçek’in kanalı olan Beyaz TV oldu.

Ancak gördük ki halk bu iddiayı örtbas etmemiş. 

Konya’da, Kayseri’de, İzmir’de nice zengin büyükbaş fetöcülerin serbest kalarak daha öncedende mahkeme süreci ile el konulan ve milyon dolarlar olan mal varlıklarının kendilerine teslim edilmesini hazmetmemiş ve cezayı kesmiş. 

2-) AK parti teşkilatları içerindeki adam kayırma, akrabacılık ve rant peşinde koşanlara olan kızgınlığının bedelini yine sandıkta sormuş. 

Yalnız bu problem AK partinin il, ilçe teşkilatının çoğunda var ve sadece yurtiçinde de değil, yurtdışı yapılanması içerisinde de mevcut.

Yurtdışı yapılanmasında geçmişte etkin görev almış birisi olarak söylüyorum bunu, teşkilat içerindeki rantı, rantçıları, davaya yakışmayan hal ve hareketleri gerekli mercilere bildirerek gerekenin yapılmasını istediğimiz Avrupadan sorumlu genel merkez, bu isteğimizi ciddiye dahi almayarak gözlerini ve kulaklarını kapatmış adeta 3 maymunu oynamıştı. 

3-) Eskiden halkın yardımına koşan teşkilat mensuplarının artık kibir abidesi olmaları, halktan uzaklaşmaları hatta bunun yukarı kesimlerede sirayet ederek Sayın Erdoğan’ı bile ulaşılamaz duruma getirmelerinin hesabını halk sandıkta sormuş. 

Zîra Erdoğan’a ulaşılamama durumunuda her gün tv ekranlarında ülkemizin önemli gazeteci ve siyasilerinden duyuyoruz.  

Bu yanlıştan tüm teşkilatın ve danışman grubunun bir an önce vazgeçmesi gerekiyor.

4-) Rahip Brunson olayı 

Milletçe onur meselesi yaptığımız ABD canımızı alsada vermeyiz diyerek ant içtiğimiz Brunson’ı, Trump’un attığı tehdit twitleri ve ABD’nin müdahaleleri sonucunda dövizin aşırı artması, buna binaen gıda fiyatlarının anormal yükselmesiyle ekonomiye zarar vermesi, bu nedenlede halkın alım gücünün yarı yarıya düşmesi sebebiyle Brunson’ı bir anda teslim etmemiz halkın inancını sarsmıştı. 

Madem sonunda teslim edecektik bunca sıkıntıya neden maruz kaldık ve katlandık sorusu herkes tarafından sorulmaya başlanmıştı. 

Bu olayla birlikte başlayan döviz artışı ve gıda fiyatı yükselmesine iktidarın müdahalesi zamanında gelmedi maalesef. 

Zamanında yapılmayan yahut yapılamayan müdahaleler nedeniyle halkın alım gücünün yarı yarıya inmesi ile yükselen sesleri bir nebzede olsa düşürme gayreti iktidarı İstanbul ve Ankara’da tanzim satış yapmaya, halkıda bu kuyrukta sıra beklemeye mecbur bıraktı. 

Ancak tanzim satış kuyrukları için “Bu kuyruk yokluk kuyruğu değil; varlık kuyruğu” diye söz edilmesinin bedelini halk sandıkta sordu. 

5-) Adalet sistemimiz içerisinde halkında hoşuna gitmeyen bazı kararların alınması, bütün Türkiye’nin konuştuğu ancak katilinin hala bulunamadığı yahut bulunmak istenilmediği Rabia Naz cinayetinin üstünün sanki örtülmek istenmesinin bedeli olarak tepkisini halk sandıkta göstermiş oldu. 

6-)Bütün Ak Partililer olarak, PKK terör örgütünün Kandildeki elebaşları olan Murat Karayılan, Duran Kalkan, Bese Hozat’ın, Ekrem İmamoğlu’na açık şekilde destek isteyip Kürt seçmene oyunuzu İmamoğlu’na  verin demelerini hep bir ağızdan eleştirirken, bu esnada HDP seçmeninin oylarını etkisiz kılmak amacıyla Bebek Katili terör elebaşı Apo’nun mektubunun devlet aracılığı ile yayınlamasının ve Öcalanın kardeşinin TRT ekranlarında konuşturulmasının tepkisinide halk sandıkta göstermiş oldu. 

Recep Tayyip Erdoğan 1994’ten, AK Parti ise 2002’den beri İstanbul’a çok büyük hizmetler yaparak İstanbul’u o eski rezil görüntüsünden çöp dağlarından, susuzluğundan kurtarıp dünya şehirleri arasına katarak dünyanın en büyük havalimanını, en modern köprüsünü, Marmaray’ı,futbol stadlarını, parklarını, bahçelerini yapmış olsa bile millet iradesi bu şekilde tecelli etti. 

Bu karara saygımız sonsuz. 

Demek ki yanlış bizde, kendimizi tam anlamıyla ifade edip anlatamadık halka. Hatayı  halkta değil kendimizde aramalı, hizmet için hiç durmadan dünden daha güzel bir şekilde koşturmalıyız. 

Çünkü 15 Temmuz gecesinde, İstanbul Saraçhane’deki belediye binasının önünde bulunan havuzdan abdest alarak Allah Allah nidaları ile düşman üstüne koşup orada şehit olan 17 kardeşimiz var bizim. 

Onların ruhununda şad olması için dünden daha güzel şekilde durmak yok yola devam.

Ya Allah, Bismillah.


REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.